MTV Video Müzik Odülleri 2016 Sahiplerini Buldu

Sendromsuz bir Pazartesi diliyorum 🙂

Her yıl merakla beklenen ödül töreni, bu yıl da renkli bir atmosferle sahiplerini buldu (hoş neredeyse hepsini Beyonce kucakladı ama)… bana da törenin stillerini sizlerle paylaşmak düştü!

Gecede sahne sadece Beyonce’ nin di desem abartmış olmam… çünkü aday gösterildiği 11 daldan 8′ inde galip çıktı ve ödülleri kaptı 😉 böylece de Madonna’ nın elinde olan rekoru kırmış oldu. Artık yeni MTV kraliçesi Beyonce… üzgünüm Madonna ama gerçekler biraz acı olabiliyor 🙂

Kötü (kendisi öyle diyor! instagram hesap adına istinaden yazıyorum 🙂 )ama muhteşem fit kızımız Rihanna ödülünü sevgilisi Dreak’ in elinden aldı! Ödülden mi yoksa sevgilisinden aldığından mı bilinmez bana oldukça heyecanlı göründü 🙂

Gelelim en çok ilgilendiğim kısıma… Yani kim ne giymiş kısmına….  

Gecenin temsı sanki yarı çıplak olmak gibiydi. Neredeyse herkeste ince, vucuda oturacak şekilde kesilmiş ve geneli payetlerle süslü transparan kıyafetler vardı! 

Ayrıca bana göre erkek stilleri de en az kadınlar kadar iyidi.

Hadi sizde çarpıcı stillere galeriden bir göz atın!

İyi seyirler diliyorum!

Aslı 

 

 

 

 

“Triko Kraliçesi” Sonia Rykiel Aramızdan Ayrıldı :(

Sonia Rykiel | Source: Wikimedia Commons

Fransız tasrımcı Sonia Rykiel 20 yıla yakın süredir savaştığı parkinson hastalığına dün (25.08.2016) yenik düştü ve 86 yaşında aramızdan ayrıldı.

Fransız baba ve Romen annenin 1930 yılında  Paris’ te doğan çocukları Sonia Flis, beş kız kardeşin en büyüğüdür. 1953 yılında butik sahibi Sam Rykiel ile evlenen çiftin yolları 1968 yılında ayrılmış. 

1961 yılında Sonia ikinci çocuğuna hamileyken istediği hamile kıyafetlerini bulamadığı için tasarlamaya başlamış ve eşinin butiğinde tasarımlarını satmış. Bu tasarımlar arasında uzun kollu Poor Boy isimli bir kazak, Elle dergisi kapağında yer aldıktan sonra Sonia çıkış yakalamış oldu! 

Fransa’da burjuvazinin kurulduğu, öğrenci ayaklanmalarının yaşandığı zorlu 1968 yılında hazır giyim ürünlerinin satıldığı ilk mağazası “Left Bank”i Paris’te açtı, 1970′ li yıllarda  artık “Triko Kraliçesi” adıyla anılmaya başlandı. Onun trikoları, şirketin ana ürünüydü ve çağdaş Sonia Rykiel tarafından büyük bir önem içeriyordu.

Tarzından ödün vermeyen rahat kadın silüetleriyle dolu koleksiyonlarıyla tanınan Rykiel, çizgi oyunları ve monokrom geçişleriyle 70 jenerasyonuna damgasını vurdu. Enerjik renk paletlerinden ilham alan tasarımlarıyla bugünün modasına yön veren isimlerden biri olan Rykiel, moda hayatına kendisiyle bütünleşmiş örgü tutkusuyla devam etti. 

Yenilikçi tarzı, günümüze kadar ulaşan sıradışı bakış açısıyla moda imparatorluğunu kuran Rykiel, erkek ve çocuk giyim, parfüm, ev eşyaları koleksiyonlarıyla da adından söz ettirdi. 

Yıldızlaşmış parçası “poor boy sweater” (Elle kapağına çıkan kazak), mücevher ve işlemelerle süslü oversize trikoları, sokak modasında hatrı sayılır bir yer edinen mesaj içerikli baskıları, grafik motifleri ve punk akımına yön veren çivili aksesuarlarıyla Rykiel, kariyerinde sayısız başarılara imza atmıştı.

Fransız modasına ve moda sektörüne 40 yıllık çalışma hayatı boyunca büyük katkı sağladığı için, Fransa’nın en önemli onur ödülü The Order of Légion d’Honneur ile taçlandırılan Rykiel moda dünyasında bağımsızlığını koruyabilen sayılı markalardan biri oldu.

Modaya olan tutkusunun yanı sıra yazdığı roman ve şiirlerle bilinen tasarımcı, 1994’te Julia Roberts, Tim Robbins, Kim Basinger ve Sophia Loren gibi isimlerin kamera karşısına geçtiği “Hazır Giyim”(Pret-a-Porter) filmine ilham verdi.

Rykiel’in ölüm haberi Fransız Cumhurbaşkanlığı Resmi Konutu Élysée Sarayı tarafından yayınlandı ve açıklamada “özgür kadın hareketinin öncüsü” ifadesi kullanıldı. Çünkü O her zaman kadınların kendilerini feminen, rahat ve özgür hissedebilecekleri ürünler tasrlamak istediğini belirtiyordu.

1995 yılında şirketinden istifa eden Rykiel 2009 yılına kadar fahri başkanlık görevinde kaldı. Artık işin başında çocukları Jean-Philippe ve Nathalie var. Sonia Rykiel ismi tasarımlarıyla dünya çapında 25 mağaza ve 630 satış noktasından bizlere ulaşıyor…

Güle güle Sonia…. yolun ışık olsun!

 

Küresel Başarıya Giden Yolda Zorluklar Yaşamış Markalar – 2

Herkese kocamaaan bir günaydın…

Markaların başarı hikayelerinden ilham almaya devam ediyoruz! Bugün de serinin son dizisi sizin için yayında.

Günün ilhamını; Marc Jacobs, Blmain, Gucci ve Michael Kors’ tan alıyoruz…

Ben günün yoğunluğuna dalmak üzereyken size keyifli okumalar diliyorum…

Görüşlerinizi paylaşmayı, beğendiyseniz aşağıdaki “beğen” butonunu tıklamayı ve paylaşmayı unutmayın 😉

Mutlu günler diliyoruum, Aslı

MARC JACOBS

Doğuşu: 80′ ler New York’ unun cool kulüp çocuğu Marc Jacobs 1984′ te mezun olduğunda Charivari Op-Art koleksiyonu için tasarladığı kazak satışa girmişti.

1986 yılında ilk tam teşekküllü koleksiyonu satışa çıkmıştı. Bundan sadece bir yıl sonra günümüzde Swarovski ödülü olarak bilinen CFDA Perry Ellis ödülünü kazandı.

Kırılma Noktası: 1989 yılında bu yükselen yıldız ve Onun iş ortağı Robert Duffy, Perry Ellis tarafından zaten durgun olan markasını canlandırmak için işe alındılar. Ancak Jacobs’ ın zamanı Perry Ellis’ de kısa sürdü. 1993 yılında çıkarttığı yeni ikonik “grunge” koleksiyonundan sonra görevden alındı.

Dönüş: Jacobs ve Duffy iflasın eşiğinde oldukları 1997 yılında şans birden döndü… LVMH’ nin CEO’ su Arnault, Louis Vuitton için bir moda kimliği yaratmak aracıyla Jacobs ile anlaştı. Böylece Jacobs markasına yatırım yapabilme imkanı bulmuş oldu.

2001 baharında ikinci markası olan Marc by Marc Jacobs’ I yarattı. It-bag ve It-shoes larının büyüyen kadroya eklenmesiyle Jacobs perakende sahasında ciddi bir oyuncu oldu. Jacobs 2013 yılında Louis Vuitton’ daki görevinden ayrıldığında kendi markasını  yıllık geliri 1 milyon doları bulmuştu. 2015 yılında şirket Marc x Marc koleksiyonuyla başka bir çağa geçmeden sesini kat ve kat arttırarak duyurdu! Sıradışı ve özgün Marc’ a uzuuun yıllar başarılar dilemek düşüyor bize sanırım…

BALMAIN

Doğuşu: Pierre Balmain adını Ava Gardner ve Brigitte Bardot gibi isimlerin tasarımlarını beğenmesi ve kullanmasıyla duyurdu. 1982 yılında tasarımcının ölümünden sonra moda evi pek de parlak dönemler geçirmedi. 1993-2002 yılları arasında koleksiyonlarını Oscar de la Renta hazırladı ve daha sonra kendi moda evine yönelme kararı aldı.

Kırılma Noktası: 2004 yılında, yani Oscar de la Renta’ nın ayrılmasından yalnızca iki yıl sonra moda evi iflas erteleme başvurusunda bulundu 😦

Dönüşü: 2005 yılında Fransız iş adamı Alain Hivalin, tasarımcı Christope Decarnin ile anlaşarak markayı yeniden güncel hale getirdi. Decarnin KESK’in omuzlu, süslenmiş stilleri ile Balmain’ de aşina olunan muhafazakar şıklıkla büyük bir çıkış yakaladı.

Decarnin 2011 yılında markadan ayrıldı ve yerine 24 yaşındaki Olivier Rousteing işe alındı. 2015 yılında Balmain’ in sahipleri 121.5 milyon dolarlık satış rakamı açıkladı. 2016 yılında Valentino’ nun sahibi Katar’ lı yatırımcı firma Mayhoola markayı 485 milyon dolara satın aldı. Eminim daha fazlası Olivier ve Balmain ordusu sayesinde geri gelmiştir 🙂

Hepimizde bir Balmain parçası hayali yok mu????? HMxBalmain koleksiyonunun satışa çıktığı zamanı ve izdihamları unutmak mümkün mü 🙂

Ama tabii ki  genç yaşında böyle bir bakış açısı ve vizyon sahibi olan Olivier büyük bir alkışı haketmiyor mu??

GUCCI

Doğuşu: İtalyan moda evi Gucci 1921 yılında bir eyer üreticisi olan Guccio Gucci tarafından Floransa’ da kurulmuştur. Yüzyılın ortalarına gelindiğinde Gucci, zenginler ve film yıldızları için favori bir marka haline gelmiştir.

Kırılma Noktası: 1970 ve 1980′ lerde aile tartışmalar, kavgalar ve kargaşalardan yeterli ivmeyi yakalayamamış ve 1993 yılında şirket iflasın eşiğine gelmiştir.

Dönüşü: Tabii ki Gucci, Tom Ford’ a çok şey borçlu… 1999 yılında Tom 70′ şerden esinlendiği seksi tasarımlarıyla markayı bir anda ilgi odağı yaptı ve LVMH’ nin Başkan’ı ve CEO’ su Domenico de Sole tarafından desteklenen markaya bir mancınık etkisi oldu 🙂 De Sole ve Ford ortak olarak şimdi Kering olarak bildiğimiz Fransız asıllı PPR (Pinault-Printeps-Redaute) şirketi kurdular. 2001 yılında Gucci Group söz sahibi olabilecek kadar hisseyi satın aldı.

Ford ve Sole 2003 yılında yaptıkları başarısız sözleşmeler ve sonuçsuz kalan görüşmeler sonrası ortaklıktan ayrıldılar. Tom Ford, Gucci’ deki kreatif direktörlük görevine 2006 yılına kadar devam etti fakat ayrılması da bir hayli olaylı oldu (Tom Ford biyografisi yazımda detayları bulabilirsiniz). Ve 2006 yılında kreatif direktörlük görevine Frida Giannini getirildi. Ancak yine de umduğunu pek bulamayan marka 2015 yılında Alessandro Michele’ i baş tasarımcı yaptı. Bu ses getiren bir anlaşma oldu çünkü Michele kendi rüya tasarımlarıyla Gucci’ yi ayağa kaldırdı… Marka yeniden herkes tarafından arzulanan bir hal almadı mı sizce de?? Markanın yıllık geliri için konulan hedef 6 milyar dolar… Fakat ilk kez 2015 yılı için açıklanacak rakamlarda 4 milyar dolar olması bekleniyor… Nasıl ama 😉

MICHAEL KORS

Doğuşu: İlk işini henüz orta okuldayken Long Island’ da annesinin evinin önünde spor kıyafetler satarak gerçekleştirmiş. İleriki yıllarda Bergdorf Goodman’ ın moda direktörü Dawn Mello’ dan övgü aldıktan sonra 1981 yılında artık kendi marka etiketiyle yola koyulmuş.

Kors’ un All-American stili sadece ülke genelinde değil; ülkesi dışında da büyük beğeni toplamış. Tasarımlarında Jacqueline Kennedy Onassis ve Ali MacGrow’ dan esinlenen tasarımcı editörlerden tam not alınca müşteri kitlesini de genişletmiş.

Kırılma Noktası: 1990′ lara gelindiğinde Kors’un başı işi ile derde girmiş ne yazık ki 😦 markanın lisans sahibi şirket Compagnia Internaziorale Abbigliomente ABD, tasarımcının gelir akışını büyük ölçüde durdurmuş ve üretimini de durdurmasını istemiş… Ne acı değil mi? Tabii ki bunun sonucunda Kors iflas erteleme talebinde bulunmak zorunda kalmiş. Aynı yıl New York Times’ tan Amy Spindler “Bugünlerde moda tasarımcısı için para kazanmak son derece zor” diye yazmış…

Dönüşü: 1997 yılı itibariyle Kors yeniden başladı ve Célin’ e kreatif direktör oldu. LVMH için bir yatırım daha yarattı 😀 2003 yılında LVMH %33 hissesini Tommy Hilfiger yatırımcıları Silas Chou ve Lawrance Stnoll’ e sattı. Bir yıl sonra Kors kendi markasını tanıtmak için “Project Runway” kadrosuna katıldı. 2011 yılında Kors, halka açıldı ve tabiri caizse milyarder oldu 🙂 2015 yılında şirket net satışlarının  4.5 milyar dolar olduğunu açıkladı. Boşa milyarder demedim ben 😉

 

Küresel Başarıya Giden Yolda Zorluklar Yaşamış Markalar – 1

Kısacasa bu başlık için “iflastan milyarderliğe uzanan yol” yazsam daha mı dikkat çekici olurdu acaba? 🙂

Moda dünyası acımasız ve ne yazık ki bu dünyada hiçbir şey kalıcı değil. Bazen kreatif direktörler, bazen çalışılan ekip, o günün Dünya ekonomisi (günümüzde de olduğu gibi) yada fırsatları doğru değerlendirememek… sebebi ne olursa olsun markalar bazen kepenklerini indirmek durumunda kalabiliyorlar! Ama her inişin de mutlaka bir çıkışı olduğu unutulmamalı! 

Nitekim günümüzün en başarılı moda markaları finansal açıdan zorlu ve çalkantılı yılları atlatarak küresel başarı seviyesine ulaşmışlar 🙂 yani girişimcilik ruhuna sahipseniz; ASLA PES ETME mottonuz olabilir 🙂

Peki hangi markalar, neler yaşamış? Hadi gelin serinin ilk bölümüne birlikte göz atalım;

CHANEL

Doğuşu: Gabriele ‘Coco’ Chanel 1910  yıllında Paris 21 Rue Cambon’ da ilk mağazasını açtı. Bakışaçısı olan “benzersiz ve tamamen modern tasarımlar yapmak” konusu moda dünyasına kuvvetle tutunmasını sağladı. Coco’ nun bu işe şapka tasrımı yaparak başladığını artık bilmeyenimiz yoktur sanırım… 1921 yılında yarattığı parfümü “Chanel No:5” Onu dünya çapında tanınır bir hale getirdi. 

Kırılma Noktası: Şirket parfüm ve aksesuar üretmeye devam ediyor olsa da 1945 yılında, yani İkinci Dünya Savaşı’ nın ortasında Chanel couture evinin kepenklerini indirmek zorunda kaldı.

Dönüşü:  Chanel’ in ikinci girişimi 1954 yılında oldu. Couture koleksiyonunu yeniden yarattı ve günümüzde halen vazgeçilmez olan tüvit ceketini tanıttı. Bunu; jarseler, zincir bağlantılı kayışlar ve meşhur kamelyası takip etti. Chanel attığı her adımda biraz daha büyüdü! 

Moda evinin kreatif direktörlük koltuğuna 1983 yılında Kral Karl (Lagerfeld) geçti ve aynı yıl ilk koleksiyonunu tanıttı. Karl o günden beri yaptığı soznsuz anlaşma (!) ile Chanel’ de aynı görevi büyük bir başarı, heyecan ve vizyonla devam ettiriyor. 

CALVIN KLEIN

Doğuşu: Modanın minimalist simgesi olarak anılan marka 1977 yılında kuruldu ve kuruluşundan sadece 10 yıl sonra iç çamaşırı ve ev eşyaları da dahil 30,000,000$ lık üretim yapan bir marka oldu! O zamanlar genç ve güzel Brooke Shields’ ın oynadığı tartışmalı reklam filmi sayesinde de marka popülerliğini artırmış oldu.

Kırılma Noktası: Başarılı ancak borca gömülü şirket 1992 yılında iflas ile karşı karşıya kaldı. Klein, Kate Moss ve Mark Wahlberg’ in oynadığı ikonik Calvin Klein reklam filmi için finansmanı erkadaşı ve eğlence sektöründe yönetici olan David Gaffen’ den sağladı… Gerçekten üzücü bir durum 😦

Dönüşü: Tüm bu iniş-çıkışlardan 10 yıl sonra 2002 yılında Klein ömür boyu iş ortağı olacağı Barry Schwartz ile şirketi PVH’ ye satacağını bildirdi ve telif hakkı için 300 milyon dolar talep etti. Ve “Önümüzdeki 15 yıl içinde gelirlerinin bağlantılı olduğu” nu New York Times’ da yayınlanan bir rapor ile duyurdu. Klein ve Schwartz 2003 yılında emekli oldular fakat tabii ki markanın tasarımlarını yapmaya bir süre daha devam ettiler. 

PVH 2015 yılında elde edilen 2,9 bilion $ lık marka gelir düzeyini koruyabilmek için ilk iş olarak Dior’ da ki kreatif direktörlük görevinden aşırı baskılar nedeniyle ayrılan Belçikalı tasarımcı Raf Simons ile anlaştı (geçtiğimiz günlerde yazmıştım). Bence bu kesinlikle çook akıllıca bir işbirliği oldu.

CHRISTIAN DIOR

Doğuşu: 1947′ de yarattığı “New Look” adıyla lanse edilen, bele vurgu yapan silueti ile marka üzerinde silinmez bir iz bırakarak bundan sadece 10 yıl sonra vefat etti. Dior’ un vefatının ardından yerine halefi olarak eski asistanı Yves Sain Laurent geçti.  Laurent 21 yaşında tabii ki kendi tarzına göre “trapez” olarak adlandırdığı bir siluet yarattı fakat Dior müşterileri bu tarzı çok bohem buldular. Bu nedenle Yves Sain Laurent, Dior’ daki görevinden alındı…

Kırılma Noktası: Marka tasarımcı Marc Bohan gözetiminde yeniden başarıyı yaşadı fakat buda 1978 yılında iflas erteleme istemesine ve 1981 yılında iflas etmesine engel olamadı. 1984 yılında Le Bon Marché’ ın sahibi iş adamı Bernard Arnault şirketi satn aldı. ve 350’den fazla Christian Dior lisansını geri almak için çabaladı. 

Dönüşü: 1995 yılıdna Anault, Chanel’ e rakip olan bu markayı yeniden şekillendirmek için İngiliz tasarımcı John Galliano ile anlaştı. Tasarımcının görev süresi tartışmalarla son bulurken (2011 yılında yaptığı ırkçı söylemler ve girdiği aynı tarz tartışmalar nedeniyle hakkında davalar açılmış ve görevden alınmıştı) Galliano ve CEO Sidney Toledano sağlam bir koku ve kozmetik bölümü de yaratarak Dior’ u multi-milyar dolarlık bir marka haline dönüştürmeyi başardılar… 2015 yılında Dior’ un üretimi 1,8 bilion € ya ulaştı.

Benden şimdilik bu kadar… tabii ki serinin devamı var!

Heyecan verici bu hikayeler için takipte kalın 😉 yorumlarınız yazmayı ve beğendiyseniz “beğen” seçeneğini tıklamayı unutmayııın…

Keyifli okumalar!

Aslı  

 

 

Raf Sımons… Calvin Kleın’ ın Yeni Kreatif Direktörü!

Dior’ da 2012 yılında başladığı görevinden 2015 Ekim ayında ayrılan Raf Simons’ ın yeni adresi belli oldu. Kendisi artık Calvin Klein’ in yeni kreatif direktörü.

Simons artık PHV Corp. şirketine ait olan Calvin Klein’ in global kreatif stratejilerini yönetecek. Bu çatı altında Calvin Klein Collection, Calvin Klein Platinum, Calvin Klein, Calvin Klein Jeans, Calvin Klein Underwear ve Calvin Klein Home markaları var.

Raf Simons ile birlikte sağ kolu olan Pieter Mulier Erkek ve Kadın hazır giyim koleksiyonlarından sorumlu kreatif direktör oldu.  

1968 Belçika doğumlu olan Raf Simons aslında endüstriyel tasarım mezunu. Fakat kendisi izlediği bir Maison Martin Margiela defilesi sonrası moda dünyasına adım atmaya karar vermiş ve kendi adını taşıyan erkek giyim markasını yaratmış. 

Raf’ ın moda çizgisi minimalist, özgün ve keskin bir hatta ilerliyor. Dior’ dan ayrılırken sürekli bir koleksiyon hazırlamak zorunda kaldığı moda sektörüne ait hızın yaratıcılığına balta vurduğunu belirtmişti… buradan da çizgisinden asla ödün vermeyeceğini anlamak hiç zor değil. 

Calvin Klein CEO’su Steve Shiffman yaptığı açıklamada;

“Calvin Klein’ın kendisinden beri bu marka tek bir yaratıcı vizyoner tarafından yönetilmedi. Eminim ki bu karar markanın başarısını körükleyecek ve geleceğini önemli şekilde etkileyecek. Raf’ın bugüne kadar ki katkıları bugün bildiğimiz anlamıyla modayı şekillendirdi ve modernize etti. Eminim ki onun önderliğinde Calvin Klein bir global marka olarak yerini güçlendirecek.”  diyor.

Bize de sadece Raf Simons’ a tebriklerimizi iletmek düşüyor… 

Başarılar Raf 🙂