Hümanistik Kapitalizm İçin Yaşayan Bir İsim; Brunello Cucinelli…

brunello cucinelli ile ilgili görsel sonucu

Bazı markalar var… tam benlik! Eğer imkanım olsa hemen her parçasına sahip olabilmeyi çok isterim. Beni çeken bir enerjisi olur o parçaların. İşte Brunello Cucinelli’de benim için o markalardan biridir (henüz hiçbir parçasına sahip olamamış olsam da 😦 çok beğeniyorum). Dedim ya bir enerji var çeken… Enerji hep inandığım ve inanacağım bir gerçek benim için! Bu hikayeyle de karşılaşınca bir kez daha inandım buna…

“Hayatımın en büyük hayali, insanlığın manevi ve ekonomik onuru için her zaman çalışmaktır.” diyen biri bu markanın sahibi… Kim mi? Brunello Cuccinelli.

Hayali “Hümanistik Kapitalizm” yaratmak olan bu İtalyan; hayatı boyu bunun için çalışmış ve çalışmaya devam ediyor.

Bazı insanlar ilham verici. Çoğu kez dünyanın gidişatı beni dehşete düşürüp karamsarlığın içine çekebiliyor! Ama böyle benim gibi düşünen insanlara rastlayınca bir umut kaplıyor içimi. İnsan sevgisi, mutlak değer, sadece güzellik, iyilik ve gerçeklik için yaşayan insanların varlığını bilmek çok güzel 🙂

Brunello Cucinelli, 1953’te İtalya’nın Perugia kenti yakınlarındaki 15. yüzyıldan kalma küçük bir köy olan Castel Rigone’de bir köylü ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş.

İnşaat müfettişi olarak diploma aldıktan sonra Mühendislik Fakültesi’ne girmiş ancak tamamlamadan ayrılmış. 1978’de küçük bir şirket kurmuş ve ölmekte olan kaşmiri yaşatma fikri ile piyasayı büyülemiş. Çocukluğundan bu yana, babasının pek de iyi olmayan bir ortamda çalıştığına tanık olmuş ve dünyanın yakın gözlemcisi olmuş, böylece “ahlâki ve ekonomik haysiyet olmasını” garanti altına alan bir çalışma kavramını teşvik etme rüyasını geliştirmiş. Bu rüya Brunello’nun kişiliğini geliştirmesine, markasının sadece servet üreten bir varlık olarak değil, aynı zamanda insanı zenginleştiren bir kapitalizm hayali geliştirmesi ve beslenmesi için bir önemli bir başlangıç unsuru olarak konumlandırmasını sağlamış. Geçmişin büyük figürleri hakkındaki bilgisi her zaman hayallerini ve ideallerini beslemiş, fakat her zaman uzaktaki geleceğe doğru ilerlemeyi ilke edinmiş ve her eylemini, her başarısını yüzyıllar boyu sürecek şekilde tasarlamış bir O.

1982’de Federica Benda ile evlenmiş. Bu evlilikten Camilla ve Carolina adlı iki kızı olan Brunello başarısını; girişimci ve hümanist ruhunu yaşatmak için mükemmel bir atölyeye taşımış… hayallerini gerçekleştirecek mekan olan Solomeo’ya! Gittikçe artan uluslararası pazar, İtalya’daki kaliteli ürünlerini sıcak bir şekilde karşılamış ve ideallerini gerçekleştirmesine imkân vermiş. 1985’te ondördüncü yüzyıldan kalma bir kale satın almış ve şirket merkezini buraya taşımış. 2000 yılında, yeterli üretim tesisi ile pazarın artan talebini karşılamak amacıyla, yeni tesisler kurmak yerine Solomeo tepesinin eteğinde bulunan mevcut tesisleri satın almış ve yenilemiş.

Neohumanistic Aurelian Library, Gymnasium, The Amphitheatre ve Theatre gibi Solomeo Forum’da yer alan yeni binalar kültür ve sanat için ideal bir mekan olmuş. Milan Stock Exchange’de şirket listesine alma isteği de 2012’de gerçeğe dönüşmüş. Bu hareket, Brunello’nun iş faaliyetine daha geniş bir katılımı bir fırsat olarak görmesiyle birlikte tek başına mali nedenleri gözden geçirmeye de yönlendirmiş ve Brunello yeni idealini bulmuş… yeni bir kapitalizmin ideali belirlemiş ve buna “Hümanistik Kapitalizm” demiş.

Ustalar tarafından şahsına münhasır inşa edilen Sanat Forumu’nun deneyimi, 2013 yılında kurulan; William Morris ve John Ruskin’den esinlenen “Solomeo Sanat ve El Sanatları Okulu” fikrini ortaya çıkarmış. Brunello’nun vizyonu, işçilik gibi önemli bir hümanistik faktörün anılarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğine inanıyor ve bu nedenle okul Onun için bu özlemin gerçekleştiği bir atölye.

2014 yılında, Brunello ve Federica Cucinelli Vakfı tarafından desteklenen bir girişim olan Güzellik Projesi sunulmuş; proje, eski ve terk edilmiş fabrikalar tarafından işgal edilen mülklerin bir kısmını toparlayıp, ağaç yetiştirmek için kullandığı Solomeo tepesinin eteklerindeki vadide üç tane büyük park (Tarım Parkı, Laik Gençlik Kulübü Parkı ve Endüstri Parkı)  oluşturmakmış. Bahçeler ve çimenler. Bu girişim, Xenophanes’in dediği gibi, “Her şeyden olan dünyanın önemli değerini sembolize ediyor”muş Brunello için.

Bu proje ile Brunello, arazinin onurunu geri getirme görevini üstlenmiş ve yaratılışın bir çeşit küçük gözetimcisi gibi hissettiğini belirterek “Güzelliğin dünyayı kurtaracağını” her seferinde vurgulamış.

Brunello, “Neohumanistik Kapitalizm” fikri ve ideali için yıllar geçtikçe şaşırtıcı sayıda ulusal ve uluslararası ödül almış. Bununla birlikte, insanın başarılarının çoğunu yansıttığı çalışma ve tenımlamalarıyla İtalyan Cumhuriyeti Başkanı tarafından verilen Cavaliere del Lavoro’ya (Şövalye Şefi), Felsefe ve İnsan İlişkileri Etiki fahri diplomasına layık görülmüş, Perugia ve Dünya Ekonomisi için seçkin Kiel Enstitüsünden soylu alınan “Küresel Ekonomi Ödülü” nü almış ve kendisi için “Saygıdeğer Tacir şeklini mükemmel bir şekilde tasvir etti” açıklamları yapılmış.

Nasıl ama… sizce de çok ilham verici değil mi? Güzelliklere inanan, insana değer veren ve kapitalizme yeniden yön vermek isteyen bir elçi… tüm dünyanın ilham alması dileğiyle…

Umuyorum keyifle okumuşsunuzdur.

Beğendiyseniz yıldızımı tıklamayı ve paylaşmayı unutmayın 🙂

Sevgiler,

Aslı 

Tüm Bakışlar Ayaklarda Çünkü Büyük ve Çirkinler :)

balenciaga sneakers ile ilgili görsel sonucu

Rahatlık ve konforu bir arada yaşama arzusu ve günlük koşturmacalarada özgür hissetmek güdüsü sneakerlara olan bağımlılığımızın temel sebebi aslında! Hayatımıza girdikleri günden itibaren, kesinlikle hızlı ve aktif bir yaşam biçimi benimsedik.
Fakat son zamanlarda bu eğilim oldukça hacimli ve dikkat çekici olmaya başladı. Şık görünmeseler de; bu oldukça büyük sneakerları özellikle sokak stilinde; hem ülkemizde hem de dünyada çokça görmek mümkün. Ne kadar hızlı kabullenildiler değil mi? Çünkü hepsi süper rahat 🙂

balenciaga sneakers ile ilgili görsel sonucu
Lüks artık daha çok sokakta. Bu trendin gözdelerinden olan Balenciaga Trainer, TripleS, Fila ve Nike x Off White spor ayakkabıları etrafta bolca görmek mümkün. Çok çirkin görünümlü ancak süper konforlu ayakkabıların vazgeçilmez aksesuarlarımız olacağı kesin gibi 🙂

Peki ne ile kombinleyeceğiz diye sorenlarınız varsa; tek bir cevabım var o da; HERŞEY ile… öyle ki bir abiye elbise altında bile gördüm! buralara birkaç fikir bırakıyorum 😉

İlgili resim

Tüm bakışlar ayaklarımızda ve bu çok normal! Çünkü bu süper konfor fazlasıyla çirkin görünümlü 🙂

Keyifle okumuşsunuzdur umuyorum 🙂

Beğendiyseniz yıldızımı tıklamayı ve paylaşmayı unutmayın , sevgiler!

Aslı