Bir Pantolon Hikayesi

Herkese merhaba;

Bugün hayatımızı kolaylaştıran, hatta kurtaran mı demeliyim bilemedim? Günlük hayatta, davetlerde hatta kırmızı halı da bile vazgeçilmez olan pantolonun kısa bir hikayesini paylaşacağım sizlerle.

Jean D’arc (Albert Lynch tasviri)

15. Yüzyılda Jean D’arc erkek kıyafetleri giyip savaşa katıldığı için yakılıyor. 1850’de Amelia Bloomer ve Elizabeth Smith Miller, Viktoryen kıyafetlerini bir kenara bırakıp kadın haklarını savunmaya, coğrafyanın o tarafında “Türk Pantolonu” olarak bilinen şalvar giyerek başlıyorlar. 1881’de Londra’da kurulan “Rational Dress Society” kadınların hayatını kolaylaştırmak adına eteklerin üç buçuk kilodan ağır olmaması kararını alıyor.

1914’te Gabrielle Chanel, günlük hayatında daha sık pantolon giymeye başlıyor ve hatta müşterileri için de tasdarımlar yapıyor. Modaevinin arşivleri, Coco’nun bu parçayı kadın gardrobuna bahşettiğinin en büyük kanıtı olabilirler. Oysa kadın; pantolonu ancak gerektiğinde giyinebiliyor. Bisiklete binmek, ata binmek, yelken, tenis ve fabrika işçiliği için özel dikilen pantolonlar 1930’larda amaçsızca giyildiklerinde hâlâ kadınların hapse atılma sebeplerinden biri olmaya devam ediyor.

Gabrielle Chanel

1938’de Los Angeles’da bir öğretmen olan Helen Hulick, hırsızlığa şahitlik ettiği gerekçesiyle mahkeme tarafından çağrılıyor. Hakim, söyleyeceklerini dinlemeden önce Bayan Hulick’e pantolon yerine etek giyip geri gelmesini söylüyor. Ve beyan vermeye hakimin isteğini yerine getirmeden giden Hulick; beş gün hapis cezası alıyor.

Bu sırada; Marlene Dietrich ve Katrine Hepburn film galasına pantolonla katıldıkları için alkışlanıyorlar 🙂 kadınların ekranda ve beyaz perdede kat ettikleri yol ne yazık ki işin hukuksal tarafını pek de etkilemiyor ve göstermelik olmaktan öteye gidemiyor.

İkonik “Parizyen Kadın” imajı bugün cigarette pantolonlarla bir tutulsa da; Fransa’da kadınlar adına maskülen giyinmek için bir erkekten yazılı izne sahip olmaları gerektiği hukukta yazılı olarak açıkça belirtiliyor. Bu yasa; uzun zamandır uygulanmıyor olmasına rağmen tembellikten midir bilinmez (!) ancak 2013 yılında yürürlükten kaldırılıyor 🙂

Kısacası günümüzde de olduğu gibi; kadın olmak hep zor olmuş! Ülken için savaşa gittiğinde bile saygı göreceğine yakılmışsın! Pantolon giymek için bir erkekten izin almak… ne tuhaf! Ama daha yakın geçmişe kadar ülkemizde de resmi kurumlarda kadınların pantolon giymesi yasak değil miydi?

Neyse ki o dönemde sadece çocuktum 🙂 pantolonlarım hele ki jeanlerim olmadan ASLA diyorum ve sizlere keyifli okumalar diliyorum.

Beğendiyseniz yıldızımı tıklamayı ve paylaşmayı unutmayın olur mu 🙂

Sevgiler,

Aslı

P.S: Defterime yazmışım bu metni ama kaynağını yazmayı nedense akıl edememişim 😦 satırları tanıdık bulan olursa lütfen yorum kısmında paylaşsın benimle olur mu?

Reklamlar