Şıklığın En Güzel Adı “Atatürk”

Merhaba herkese; uzun zamandır görüşemiyoruz. İnanın o kadar yoğun bir dönemdeyim ki… bir yandan üniversite vizeleri, bir yandan aldığım online eğitimler, bir yandan işin yoğunluğu derken buluşamadık sizinle. Ama o kadar güzel bir başlıkla ve içerikle geldim ki; artık aradaki mesafe için kızmazsınız bana 🙂

23 Nisan’ı geride bıraktığımız bugün gönlümden Atam’ı yazmak geldi! O’nu, şıklığını, inanılmaz zevkini ve modaya bakış açısını yazmak istedim. Bu vesileyle Sevgili Ulu Önderimizi de anmak istedim.

Hadi söyleyin bana; bugüne kadar Atatürk’ten daha şık ve özenli bir lider gördünüz mü hiç? Ben görmedim ve görebileceğimi de hiç sanmıyorum. Yalnızca dış görünüşüyle değil, her anlamda eşsiz. Hadi gelin bize aslında varlığımızı armağan etmiş bu büyük liderin tarzını konuşalım, okuyalım biraz. Lütfen sizler de okuduktan sonra Mustafa Kemal Atatürk hakkında yorumlarınızı paylaşın benimle. Okumak beni çok mutlu edecek.

Aslında O modayı izlemekten ziyade kendi modasını yaratıyordu. Bizzat çizdiği kıyafetleri Beyoğlu’nda iki terzinin diktiği, çoraplarını Rum asıllı bir tacirden aldığı, frak ve smokinlerinin ise İsviçre’de bir terzinin elinden çıktığı bilinir. Hastalığının ilerleyen günlerinde bile ülkesi, devleti için çalışmış. Bu dönemde İngiliz diplomatlara vereceği bir davetten önce yaverine günün İngiliz modasını öğrenme ve kendisine uygun kıyafet diktirme görevi verir. Yaver, modanın “marin” olduğu bilgisine ulaşır ve Atatürk konuklarını beyaz bir gömlek, beyaz bir pantolon, jakarlı lacivert kravat, beyaz ayakkabılar ve kendisine hediye edilmiş bir kasketle karşılar. Bence O kendine saygının en büyük değer olduğunun her zaman çok farkında olmuş.

Başından eksik etmediği şapkaları, deri eldivenleri, dar kesim gömlek ve ceketlerine eşlik eden bol pantolonları ve her daim inanılmaz muntazam duran çoraplarıyla O tam bir stil ikonudur gözümde. Her gördüğümde, her duyduğumda gözümün dolduğu bir ikondur O benim için. Sonsuz ve ölümsüz…

Atatürk, günlük kıyafetlerinin çoğunu Paris’ten alırmış. Fransa’daki terzisinde kendisinin bedeninde bir kıyafet bulunuyor ve istenen kıyafetler bu model bedenine göre dikiliyormuş. Gömleklerinde ve şapkalarında isminin baş harflerinden oluşan inisali yer alırmış; GMK (Gazi Mustafa Kemal). Bu, gömleğinin koluna yada göğüs kısmına işlenirmiş. Yeleğinden köstekli saati, ceketinin küçük cebinden de mendili asla eksik olmazmış. Kıyafetlerinin daima düzgün olmasına, gün için buruşmaması ve katlanmamasına çok özen gösterirmiş.

Pelerin, ilk kez Onun omuzlarında görünmüş. Tıpkı bir süper kahraman gibi! Bugün hangimiz bir pelerini Onun gibi taşıyabiliriz? Hem savaşta hem de cumhurbaşkanlığı döneminde bazen siyah, bazen mavi pelerinler kullanmış.

Daha çok bağcıklı ve rugan ayakkabılar kullanırmış. Ayakkabılar ya İngiltere’den getirilir yada Sirkeci’deki ustalara sipariş edilirmiş. Bulunacağı duruma göre ayakkabılarını tozlukla kullanırmış. Rugan ayakkabılarının astarını kırmızı kadifeyle kaplatırmış. Çizgili çorapları severmiş ve çoraplarının muntazam durmasına çok dikkat edermiş. Bu nedenle çorap jartiyerleri kullanırmış.

20 yıl öncesine kadar ordunun kullanıyor olduğu kıyafetlerin bir Chanel tasarımı olduğunu biliyor muydunuz? Evet, Atatürk ordunun ilk giysilerini Coco Chanel’e çizdirmiş. O dünya modasını ve sanatı yakından takip eden, dönemin tüm güncelliklerinden haberi olan çok vizyoner bir lider.

Gazi Mustafa Kemal Paşa davetlerinde misafirlerine de moda aracılığıyla bir mesaj veriyormuş aslında. Verdiği yemekli bir davet sırasında frak giyer, o davette görevli tüm çalışanların da frak giymesini istermiş. Frak giymek davetin ve devletin sahibi olmak anlamına geliyor. Herkesin frak giyiyor olması “Bu devletin sahibi hepimiziz.” mesajını iletiyor. Ne yüce gönüllü ve bir olmanın önemini içselleştirmiş biri öyle değil mi?

Buraya küçük ama önemli bir not eklemek istiyorum. 1930’lu yılarda ülkemizden İngiltere’ye kumaş ihraç edildiğini biliyor muydunuz? Hem de Burberry markasına gidiyormuş bu kumaşlar. Hereke fabrikasında üretiliyor muş. Ah ülkem… oysa ne zengin, ne eşsizsin! Atatürk bu Burberry kumaşı kendisine kıyafet diktirmek için istemiş.

Ne vizyoner ama… düşünebiliyor musunuz? Günümüz konforu asla yok. Global iletişim kurabilmek hiç kolay değil ama O tüm dünyanın modasından, sanatından ve gelişmelerinden haberdar.

Hep, herkese söylerim; O bu dünyaya bizim için gönderilmiş bir melekti. Geldi, hepimiz için elinden geleni yaptı. Bir ömür minnet duyacağımız şartları, hakları ve güzellikleri bizlere armağan ve emanet etti ve gitti 😦

Nurlar içinde olsun…

Sevgilerimle,

Aslı

Fikirlerinizi Paylaşın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s